Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2012 Salı

Barcelona'da Flamenco

Geçen günlerde yaptığımız Barcelona gezisinde Los Tarantos adında küçük bir flamenco gösterisi yapılan bara gittik. Çektiğimiz videoyu blogda yayınlayayım dedim. Gerek müziği gerek dansı çok beğendim..

16 Eylül 2010 Perşembe

Mike Portnoy Dream Theater'dan ayrıldı

Elbette herşeyin bir sonu var. Hep konuşur dururduk Dream Theater birgün dağılırsa dinleyecek müzik bulamayacağımızı. Ve beklenmedik birşey oldu, grubun davulcusu, kurucusu ve lideri Mike Portnoy gruptan ayrıldığını açıkladı.

Umarım gelecek yeni davulcu Mike'ı aratmaz demek isterdim ama kim gelirse gelsin Mike'ın yerini tutması imkansız. Kanımca Dream Theater grup olarak çok uzun yaşamaz.

Tüm Dream Theater sevenlere geçmiş olsun.

http://www.dreamtheater.net/news_dreamtheater.php#pressrelease

10 Temmuz 2010 Cumartesi

U2 İstanbul Konserine Gitmeyin

U2 rock müziğinin önemli gruplarından biridir. Yeni konsepti 360 ile düzenledikleri turun içerisinde İstanbul da bulunuyor.

Herşeyden önce bence U2 bilmemkaç yüz lira hakedecek bir grup değil ama daha önemlisi işin siyasi boyutu.

U2 daha önce konser tekliflerini Türkiye'de insan haklarına saygı gösterilmediğini öne sürerek reddetti. Hatta bizim bazı müzik dergilerimiz U2 Diyarbakır'a kampanyası başlattılar. Ancak U2 benzer yıllarda İsrail'de bile konser verdi. U2 İrlandalı bir grup. Kendi ülkesinin ve büyük britanyanın insan haklarına bakışı da uzun uzun tartışılır.

Velhasılı kelam müzisyenin işi müzik yapmaktır. U2 gibi popüler liboş dangalakları sevindirmemek ve finanse etmemek gerekir.

21 Ekim 2009 Çarşamba

Dream Theater - Octavarium


OCTAVARIUM
[I. Someone Lihe Him]
I never wanted to become someone like him so secure
Content to live each day sust like the last
I was sure I knew that
This was not for me
And I wanted so much more
Far beyond what I could see
So I swore that I'd
Never be someone like him

So many years have passed
Since I proclaimed
My independence
My mission
My aim
And my vision
So secure
Content to live each day like it's my last
It's wonderful to know
That I could be
Something more than what I dreamed
Far beyond what I could see
Still I swear that I'm
Missing out this time

16 Ekim 2009 Cuma

Dream Theater - The Ministry of Lost Souls


The water's edge
Is where she waits
Lost souls still wandering
Meant to die
But she's stuck not crossing over

The other side
Is where he waits
His spirit reaching out
Meant to save
But she's too scared to take his hand

Living in a world without you
(Drowning in the past)
Is living in no world at all
So now I call on you...

5 Temmuz 2009 Pazar

Dream Theater Konseri


Bu gece Dream Theater'ı İstanbul'da dördüncü defa izledim. Sahne performansı gerçekten müthişti. Davulcu Portnoy'un şarkıyı çalarken teknisyenine bageti fırlatıp teknisyenin geri atması ve havada yakalayıp devam etmesini Bostancı'daki ilk konserde görmüştüm. Tekrar görmek müthişti. Klavyeci Jordan ve gitarist Petrucci'nin kapışması da güzeldi. Yalnız bu yıl izleyici çok sönüktü. Eski konserlerdeki dehşet ateş bu yıl tamamen kaybolmuştu. Keşke böyle olmasaydı.

Yine de Dream Theater'ı izlemek bambaşka birşey. Bu grubu tanıdığım ve dört defa canlı izleme şansı bulabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Herkese şiddetle tavsiye ederim.

21 Haziran 2009 Pazar

Yeni Oyuncağım Roland TD3 Elektronik Davul


Uzuncadır bakınıp duruyordum, sonunda dayanamadım Tünel'e gidip aldım. Akustik davul kadar keyif verici olmasa da yinede iş gören bir elektronik davul Roland TD3. Tekrar müziğin kalbi Tünel'e gitmiş olmak bile güzeldi. Gerçekten çok özlemişim müzik ve stüdyo ortamlarını.

Roland TD3 ile evde tek başına pratik çalışması yapmak mümkün. Ayrıca pop türevi müzikler için sahnede de kullanılabilir. Belki günün birinde tekrar sahneye çıkarım. Ama rock müzik yapılacaksa bu alet bir işe yapamaz. Hakiki kanlı canlı akustik davul lazım.

Gelecekte evde davul kayıtları yapıp Otuz yılın günlüğüne koymaya çalışacağım.

14 Haziran 2009 Pazar

Dünyayı zengin ediyoruz


Baktım bir müzik grubu toplayamıyorum, dijital davul alayım evde çalayım dedim. İlgilendiğim davul Yamaha DTXPress IV Special Set. Fiyatları görünce delirdim.

Türkiye'deki satış fiyatı 1600€. Yurtdışında 1500$'a almayanı dövüyorlar. Hemen hemen her teknoloji ürününde bu böyle. Bilginiz için iki örnek vereyim.

Canon eos450d fotoğraf makinesi yurtdışında 700$, Türkiye'de 1.700TL.
Nokia Xpress 5800 yurtdışında 300$, Türkiye'de 760 TL.

Yazdığım TL fiyatlarına kdv dahil değil üstelik. Ürün üreticisi ve Türkiye'deki ürün distribütörleri açıkça Türk tüketicisini kazıklıyorlar. Kazandıkları para haram olsun. Bu duruma el koymayan sanayi ve ticaret bakanlığı da zil takıp oynasın.

7 Haziran 2009 Pazar

Tuğser Evlendi

Blogu iyi takip edenler ve tanıyanlar geçmişte kurduğumuz Kumsaati grubunu bilirler. Tuğser grubun gitarist ve vokalistiydi. Müzik hayatım sayfasından grubun mp3 kayıtlarını indirebilirsiniz.

Tuğser evlendi. Kendisi İzmir'de yaşıyor şimdi. Söz verdim geleceğim düğüne diye ama gerçekten çok büyük aksilikler nedeniyle gidemedim. Tuğser çok baba adamdır. Keşke aynı şehirde yaşayıp gruba devam edebilseydik. Dostum, ömür boyu sürsün mutluluğun.

Tuğser'in sözü üzerine Kumsaati grubumuzun bestelediği şarkıları dinlemenizi isterim.

1. Düşümde
Gitme sakın bana sormadan
Her gece gideceğini sandım
Gitme sakın uykum ağırlaşmadan
Bu yüzden her gece uyanıktım

Uyurken gözlerime bakmadan
Dalıp bana gitme aniden
Sen anlarsın beni belki ben olmadan
Olur ya, uyanırım birden

İstersen şarkılarım senindir
Gözlerimide kaçırırım yüzünden
Rüyalarım güneşi kalbindir
Ebediyen uyanmam
Senin yüzünden
Düşümde MP3 Dosyası

2. Bazen
Gözlerimi koydum uzakların rafına
Bazen tozlandılar aldandım en safına

Kurşun mu daha ağır?
Hasretlik mi dedim
Cevapsız devam ettim yoluma
Bazen...

Bende toplanır bulutlar bazen
Sisler içinde kaybolur yüreğim bazen

Gün ağarmadan
Saçlarım ağarmış olur
Bomboş yollara bakarım
Bazen...

Kendimi dinledim sabahtan akşama
Anlatıp sövüp saydım yağmura çamura
Sanki birgün gideceğim diye buralardan
Güldüm hayaller kurduğumda
Bazen...
Bazen MP3 Dosyası

3. Liya
Hayalin yol keser gün ortası
Sarı saçların alevlenir, kırmızı
Korkarım

Yapma bana, yapma Liya
Düşler uykuya dalmadı asla

Akşamın günü hüzün
Sigaram külü yüzün
Anlaşılmazın sensin
Deniz yıldızlarıyla gittin
Gittin Liya

Yapma bana, yapma Liya
Düşler uykuya dalmadı asla
Liya MP3 Dosyası

Kumsaati:
Vokal-Gitar: Tuğser Bekler
Gitar: Ali Oduncu
Bas Gitar: Rıfat Dağlı
Davul: Serkan Akcan
Diğer MP3'ler:
http://www.serkanakcan.com/2007/07/mzik-hayatm.html

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Yeniden Müzik Yapmak İstiyorum

Eski çaldıklarımızı dinledikçe ve izledikçe müzik damarım kabarıyor. Yeniden müzik yapmak istiyorum. Bir grup toparlayamadım ama çalışmalarım devam ediyor. Çalmak isteyen varsa haber versin :)

Lara Fabian Şokta

Bir müzisyenin başına gelebilecek en güzel şey

6 Nisan 2009 Pazartesi

Dream Theater 4. Kez İstanbul'da

Daha önce Dream Theater'dan İstanbul konseri haberini heyecanla beklediğimi yazmıştım. Bugün Dream Theater'ın ve davulcu Mike Portnoy'un web sitelerinde 4 Temmuz 2009 tarihli İstanbul konseri anonsunu gördüm ve havaya zıpladım :)

Dream Theater anlatılabilecek bir grup değil. Aşağıdaki iki videoyu zamanınız olursa izlemenizi isterim.



19 Şubat 2009 Perşembe

Dream Theater'dan Haber Bekliyoruz

Dream Theater 2009 tur programını yavaş yavaş açıklamaya başladı. 16 Haziran İsrail, 3 Temmuz'da ise Bulgaristan'da sahne alacaklar. Listede İtalya, Belçika ve İsveç gibi ülkeler de bulunuyor.
http://www.dreamtheater.net/tourdates.php#dtisrael

Avrupa'ya bu kadar yaklaşmışken Türkiye'ye de gelirler mi acaba? Daha önce Avrupa turnesi düzenleyip ülkemize gelmedikleri de oldu. Heyecanla haberleri bekliyoruz. Umarım bu yıl yeniden rüya tiyatrosunu izleme şansımız olur.

8 Şubat 2009 Pazar

Jolly Joker Balans, Rezil Konser Mekanı

Cuma akşamı yine bir Emre Aydın konserine gittim ve gittiğime pişman oldum.

Konser mekanı Jolly Joker Balans. Mekan bardan öteye geçebilecek bir yer değilken konser veriliyor olması son derece mantıksız. Emre Aydın gibi biraz popüler olmuş sanatçıların burada çıkmaması gerekir.

Mekan dikdörtgen ama eni 10 metre yok. Uzunlaması ise 30 metreden fazladır. Ön veya orta taraflarda durmak mümkün değil deyip arka tarafa geçebilirsiniz. Ama oradan da sahne görümüyor. O kadar sahne görünmüyor ki projektör ile izletiyorlar konseri (şaka değil). Projektöre görüntü veren kamera çok kötü. Zeka problemli olduğunu düşündüğüm bir mekan çalışanı iki de bir kameraya hareket çekip durdu. Yanında olsam aşağı atmak isterdim :)

Ayrıca arka taraftaki ses tesisatı iğrenç. Bas feci derecede yüksek. Ne gitarlar ne ziller, orta ve yüksek frekanstaki hiçbir ses duyulmuyor. Ayrıca tuborg'dan başka bira bulunmaması bile gitmemek için yeterli bir neden.

Uzun sözün kısası gideceğiniz konserin mekanı Jolly Joker Balans ise, hiç niyetlenmeyin. Boşu boşuna akşamınızı rezil etmiş olursunuz.

28 Haziran 2008 Cumartesi

Fates Warning

Çok köklü ve eski bir grubu çok geç keşfettim. Fates Warning progressive metal alanında öncü bir grupmuş meğer. Dream Theater'ın davulcusu Mike Portnoy, Fates Warning için şöyle birşey söylemiş: "Hayranlarımızın büyük bölümü progressive metal tarzını Dream Theater'ın yaratıp yükselttiğini düşünür ama doğrusu Fates Warning bunu bizden yıllarca önce yapıyordu."

Böyle iddialı bir söylemi Mike Portnoy'dan duyduktan sonra Fates Warning şarkılarından 20 kadarını bulduk. Ben gerçekten çok beğendim. Dream Theater hayranlarını pek başka gruplar tatmin etmez ama Fates Warning gerçekten çok iyi müzik yapıyormuş.

Grup Türkiye'de pek tanınmıyor. 2005 yılında İstanbul'da bir konser vermişler ama hem ilgi çok azmış hem de teknik imkanlar çok kötüymüş.

Bu sayfanın sağ üst köşesinde görebileceğiniz gibi Mublo (Music Blogger) kullanıyorum. Mublo bilgisayarımda dinlediğim tüm şarkıların istatistiğini tutuyor. Görebileceğiniz gibi son zamanlarda Fates Warning dinlemekten kendimi alamadım. http://www.mublo.com/users/terkibibend

İlgilenenlere tavsiyem Fates Warning'in Point of view, Eye to eye ve Guardian şarkılarını mutlaka dinleyin.

http://www.fateswarning.com
http://en.wikipedia.org/wiki/Fates_Warning

Sevgiyle kalın..

16 Haziran 2008 Pazartesi

Avni Anıl son yolculuğuna uğurlandı

Türk sanat müziğine ölümsüz eserlerini miras bırakarak cumartesi günü aramızdan ayrılan büyük üstat Avni Anıl bugün son yolculuğuna uğurlandı. Eminimki Avni Anıl cennette Ümit Yaşar Oğuzcan'ı tekrar bulacaktır.

Türk sanat müziğine pek yakın ilgi duymam ama Ümit Yaşar hayranlığımı herkes bilir. Avni Anıl'ı da Ümit Yaşar sayesinde tanımıştım. Avni Anıl, Ümit Yaşar'ın birçok güftesini besteledi. Bu bestelerden bildiklerimi yazayım sizlere.

Bir ateşim yanarım külüm yok dumanım yok
İçimde bin türlü keder senden gelir sana gider
Sen ne kadar saklasan gönlündekini
Bir kerre bakanlar unutur derdi günahı
İçimde nice uzun yılların özlemi var, ağla gitar çal gitar
ve şiddetle tavsiye edeceğim son eser;
Biraz kül biraz duman o benim işte

Ümit Yaşar bestelerinin yanı sıra "Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul'un", "Öyle dudak büküp hor gözle bakma" ve "Mihrabım" gibi hepimizin bildiği birçok müthiş eser bıraktı Avni Anıl.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Avni_Anıl
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ümit_Yaşar_Oğuzcan

Ümit Yaşar Oğuzcan ve Avni Anıl, bu iki büyük üstat artık aramızda yok. Bizlere bizleri anlatan eserleri aklımızda, dilimizde, gönlümüzde.

Ruhları Şad Olsun.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Düşümde

Günlüğe eski müzik grubumuz Kumsaati'nin besteleri hakkında son bir yazı yazayım dedim. Bence en güzel şarkılarımızdan biri "Düşümde". Tuğser'in sözleri ve Kumsaati bestesi. Diğer Kumsaati besteleri ve Lilith adlı cover grubumuzun sahne performansı günlüğün "Müzik Hayatım" bölümünde bulunuyor, ilgilenen arkadaşlar indirebilirler.

düşümde.mp3

Düşümde

Gitme sakın bana sormadan
Her gece gideceğini sandım
Gitme sakın uykum ağırlaşmadan
Bu yüzden her gece uyanıktım

Uyurken gözlerime bakmadan
Dalıp bana gitme aniden
Sen anlarsın beni belki ben olmadan
Olur ya, uyanırım birden

İstersen şarkılarım senindir
Gözlerimide kaçırırım yüzünden
Rüyalarımın güneşi kalbindir
Ebediyen uyanmam senin yüzünden

9 Mayıs 2008 Cuma

Ne işim var bu şehirde?

Kara Kapılar'a küçük bir ara vereyim. Ofiste eski Kumsaati grubumuzun kayıtlarını dinlerken aklıma geldi yazmak istedim.

Yıl sanırım 2000'di. O zamanlar Özgür Kuvvet diye bir gitarist arkadaşımızla Kumsaati'ni kurmuştuk. Vakti zamanında Özgür'ün akustik gitarla bestelediği bir şarkıydı "Ne işim var bu şehirde". Özgür daha sonra Amerika'ya yerleşti ve o tarihten sonra kendisinden hiç haber alamadık (Özgür burayı okuyorsan lütfen yaz bana). Daha sonra gruba Tuğser Bekler geldi, Kumsaati de Ne işim var bu şehirde şarkısı da son halini aldı.

Şarkı bence Kumsaati olarak yaptığımız en iyi beste ve çok başarılı bir şiir. Özgür İzmir'den İstanbul'a üniversite için geldiğinde yazmış. Ben çok severdim zaten bu şarkıyı ama Diyarbakır'da askerlik yaparken benim için çok daha özel oldu. Okumanızı ve dinlemenizi rica ediyorum. Download etmeniz için link vereyim ve şarkı sözlerini yazayım.

Ne işim var bu şehirde.mp3

Ne işim var bu şehirde

Bir ara sokak
Bir duman
Bir sis penceremde
Yıkık dökük duvarlar
Neyim ben ve nerede?
Bir fotoğraf gibi aklımda
Kenarı yırtık geçmiş zaman

Ne işim var bu şehirde?
Ne işim var bu şehirde?
Ne işim var bu şehirde?
Hergün tükeniyor birşeyler
İçimde...

Gün ağarır sol tarafımdan
Eksik kalkarım her sabah
Sokaklarda ararken kendimi
Tutunurum kenarından hayata

Ne işim var bu şehirde?
Ne işim var bu şehirde?
Ne işim var bu şehirde?
Hergün tükeniyor birşeyler
İçimde...